Ön koşul "Kaddafi’nin öldürülmesi"

Yayınlanma Tarihi: Ağustos 31, 2011 Yazar:   ·   Yorum Yok

Libya’da Ulusal Geçiş Konseyi, BM gözetiminde yapılacak seçimlere giden yolda atılacak adımları da belirledi. UGK’nın planı, “bağımsızlık bildirisi” ile yürürlüğe girecek. “Bağımsızlık bildirisi”nin açıklanması için “Muammer Kaddafi’nin yakalanması veya öldürülmesi” ön şart sayılıyor.


Ulusal Geçiş Konseyi (UGK) Başkanı Mustafa Abdülcelil, bildirinin açıklanması için gereken şartlardan birinin, Muammer Kaddafi’nin yakalanması veya öldürülmesi olduğunu açıkladı.

“İslami kurallara göre yönetilen demokratik bir ülke”

UGK’nın anayasa bildirisi ise, altı aylık çatışmaların ardından ülkenin yönetimi konusunda geçiş sürecindeki ana çerçeveyi belirleyecek. Anayasa bildirisine göre, Libya “başkenti Trablus, dini İslam, resmi dili Arapça olan ve İslami kurallara göre yönetilen demokratik ve bağımsız bir ülke” olarak tanımlanıyor. Bildiride, azınlıkların ve toplumun tüm kesimlerinin hakları garanti altına alınıyor.

“Çoğulculuğa dayalı demokratik sistem”

Devletin, çoğulculuk esasına dayanan bir demokratik siyasi sistem kuracağı belirtilen bildiride, bütün Libya vatandaşlarının kanunlar karşısında eşit olduğu, fikir, ifade, basın ve gösteri özgürlüğünün yanı sıra siyasi parti ve sivil toplum örgütü kurma haklarının da garanti altına alınacağı ifade ediliyor.

“Gelirler ve harcamalar denetlenecek”

Geçiş sürecindeki yönetim konusunda ise “UGK’nın en yetkili merci” olduğu belirtilirken, konseyin, nüfus yoğunluğunu yansıtacak şekilde seçilecek yerel konsey temsilcilerinden oluşacağı vurgulanıyor. UGK ayrıca, bir idare merkezi ya da “geçici hükümet” atayacak ve bir “denetim bürosu” kurarak, gelirlerin ve harcamaların denetimini yapacak.

Bağımsızlığın açıklanmasının ardından süreç başlayacak

Bağımsızlığın açıklanmasının ardından, UGK Trablus’a taşınacak ve 30 gün içinde bir geçiş hükümeti kuracak. Bağımsızlığın açıklanmasından sonraki 90 gün içinde ise, Ulusal Halk Meclisi’nin seçilmesi için gerekli kanunları çıkaracak, bir seçim komisyonu atayacak ve Ulusal Halk Meclisi’nin seçim sürecini ilan edecek.

200 sandalyeli meclis, bağımsızlığın ilanından sonraki 240 gün içinde seçilecek. Meclisin ilk toplantısında UGK kendisini feshedecek. Geçiş hükümeti, geçici hükümetin kurulmasına kadar göreve devam edecek. Meclis, ilk toplantısından sonraki 30 gün içinde, geçici hükümeti oluşturacak kabine listesini sunması gereken bir başbakan atayacak.

Ulusal Halk Meclisi, anayasa oluşturması için bir “anayasa kurucular kurulu” atayacak. Bu kurul, ilk toplantısından sonraki 60 gün içinde Meclise taslak anayasayı sunacak. Sonraki 30 gün içinde ise, anayasa referanduma sunulacak. Eğer referandum üçte ikilik çoğunluk tarafından kabul edilirse, bu taslak “anayasa” olarak onaylanacak. Eğer reddedilirse, kurul bu taslağı yeniden yazmak zorunda kalacak ve 30 gün içinde tekrar referanduma sunacak. Ulusal Halk Meclisi, anayasanın kabulünden sonraki 30 gün içinde seçim kanununu çıkaracak ve bundan sonraki 180 gün içinde ise genel seçimlere gidilecek.

Kaddafi’yi yakalamak için muhbirler devrede

Öte yandan, Libya Ulusal Geçiş Konseyi’nin askeri biriminin üst düzey yetkilisi Hişam Buhagyar, Kaddafi’yi yakalamak için yürütülen çalışmaların eşgüdümünü yürütüyor.

Muammer Kaddafi’nin Trablus’un güneydoğusundaki Beni Velid bölgesinde veya doğum yeri olan Sirte’de bulunduğuna inanan Buhagyar, “Kaddafi’yi arayan ve telefon görüşmelerini dinlemeye çalışan gruplar var. Tabii ki kendisi telefon kullanmıyor ama etrafındaki kişilerin telefon görüşmeleri yaptığını biliyoruz” dedi.

Buhagyar, çok sayıda ismin takip edildiğini ancak bu isimlerin Kaddafi’ye çok yakın isimler değil, Libya liderinin çevresindeki ikinci ya da üçüncü çemberde bulunan kişiler olduğunu söyledi.

“Biz bu kişilerle konuşuyoruz” diyen Buhagyar, bunlardan bazılarının rejimin düşmekte olduğunun farkına vardıklarını ve rejim sonrasında kendilerine bir şey olmaması için uğraştıklarını ifade etti.

Buhagyar’a göre, bu kişiler muhaliflerle anlaşmaya varmak istiyor ve muhalifler tarafından oluşturulan “beyaz listeye” girmek istiyor. “Bize yardım eden herkes beyaz listeye alınıyor” diye konuşan Buhagyar, sürgün edilmiş muhalifler arasında yer alıyor.

1980′li yıllarda Sudan ve Irak’ta özel kuvvetler eğitimi alan Buhagyar, ABD’de lisansüstü eğitim almış ve bir tekstil şirketi kurmak için Libya’ya dönmüş. Mısır ve Tunus’daki halk isyanlarının başarıya ulaşmasının ardından Trablus’u ele geçiren muhalif güçlerin komutanlığını yapan Hişam Buhagyar, şu anda Kaddafi’yi yakalamak için görevlendirilen özel kuvvetlerin başında bulunuyor.

Şu ana kadar bazıları başkent Trablus’un dışında olmak üzere 10 noktayı aradıklarını anlatan Buhagyar, Kaddafi’nin Irak’ın eski lideri Saddam Hüseyin’den daha uzun süre saklanabileceğini çünkü Kaddafi’nin her zaman çadırda yaşamakla övünen bir Bedevi olduğunu söyledi.

“Kaddafi de tıpkı Saddam gibi yer altında bir delikte yaşayabilir çünkü o her yerde yaşayabilir” diye konuşan Buhagyar, yine de Kaddafi’nin yakalanmasının uzun sürmeyeceğini, çünkü parasının ve ikmal hatlarının kesildiğini kaydetti.

Libyalı komutanın iddiası

Bu arada Libyalı muhaliflerin komutanlarından Abdulhakim Belhac, Muammer Kaddafi’nin oğlu Saadi’nin teslim olmasıyla ilgili görüşmek için kendisini aradığını söyledi.

Amerikan Associated Press haber ajansına açıklama yapan Belhac, Saadi’nin kendisini ilk olarak dün aradığını ve güvenliğinin garanti edilip edilemeyeceğini sorduğunu ifade etti.

El Saadi’ye zarar verilmeyeceğini ancak yasalara göre muamele göreceğini söylediğini kaydeden Belhac, Saadi’nin bugün erken saatlerde de kendisini aradığını ancak bağlantı kesildiği için görüşemediklerini vurguladı.

Okuyucu Yorumları (0)

Bu haber için yorum kapalıdır.

WordPress Blog